Batum Uluslararası Arthouse Film Festivali logosu veya festivalden bir görünüm
Batum Uluslararası Arthouse Film Festivali logosu veya festivalden bir görünüm

Batum Film Festivali 20. Yılını Türk Yapımlarının Başarısıyla Kutladı

Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki incisi Batum, sinema dünyasının önemli buluşmalarından birine, 20. Batum Uluslararası Arthouse Film Festivali’ne (BIAFF) ev sahipliği yaptı. 19-26 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festival, zengin programı ve uluslararası seçkisiyle sinemaseverlere unutulmaz anlar yaşatırken, Türk sinemasının da dikkat çekici başarılarına sahne oldu.

Festivalin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, yılın en prestijli yapımlarını bir araya getirdi. Bu bölümde, Lance Hammer imzalı ve Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Kraliçe Zor Durumda / Queen at Sea filmi, Altın Denizatı Ödülü‘nün sahibi oldu. Berlin’de Gümüş Ayı ve En İyi Yardımcı Oyuncu Performansı (Tom Courtenay, Anna Calder-Marshall) ödüllerini kazanan bu yapım, Batum’da da Anna Calder-Marshall’a En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getirdi. Gençlik Jürisi ödülünü ise Sundance Film Festivali’nde Yaratıcı Vizyon ödülüne layık görülen Rafael Manuel’in Filipiñana filmi kazandı. Yarışmada ayrıca, Lluís Miñarro’nun Emergency Exit, David Verbeek’in The Wolf, the Fox and the Leopard, Danimarkalı divası Trine Dryholm’ün başrolünde yer aldığı The Guest ve György Palfi’nin İstanbul Film Festivali’nde ödül kazanan Tavuk / Hen gibi iddialı yapımlar da yer aldı.

Türk sinemasının yükselen isimlerinden Pınar Yorgancıoğlu’nun yönettiği Karanlıkta Islık Çalanlar filmi de festivalin ilgi çeken yapımları arasındaydı. İstanbul Film Festivali’nde genç aktris İnci Sefa Cingöz’e En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran film, Batum’da da beğeni topladı ve Adana Altın Koza Film Festivali’nde yarışmaya devam ediyor. Pınar Yorgancıoğlu, ilk uzun metrajlı filmiyle çekirdek ailenin yalnızlıklarını işleyişi ve oyuncularından aldığı başarılı performanslarla takdir topladı.

Festivalde Türkiye ve Gürcistan arasındaki sinema iş birliğinin verimli sonuçları da gözler önüne serildi. Olena Yerşova ve Kanat Doğramacı’nın ortak yapımcılığını üstlendiği Levan Koguashvili filmi Guria, BIAFF’ın açılışında gösterildi ve Uluslararası Yarışmada En İyi Yönetmen ile En İyi Erkek Oyuncu (Kakha Choladze) ödüllerini kazandı. Ayrıca Gürcistan Film Eleştirmenleri Jürisinden Olağanüstü Ansambl Oyunculuk Ödülü‘ne layık görülen Guria, dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nin Spotlight bölümünde yapmış ve Gürcistan’ın Oscar adayı olarak gösterilmişti. İki ülkenin bir diğer ortak yapımı olan Babalarımdan Biri Ay’dır da festivalden ödülle döndü. Uluslararası Kısa Metrajlı Film Yarışması’nda ise Dalya Keleş imzalı Yerçekimi mansiyona değer görüldü.

BIAFF, sinema dünyasına katkılarıyla öne çıkan isimlere de Yaşam Boyu Başarı Ödülleri takdim etti. Açılış töreninde Polonyalı usta yönetmen Agnieszka Holland onurlandırılırken, kapanış töreninde İrlandalı yapımcı Mike Downey ve Gürcü sinemasının yaşayan son ustalarından Temur Babluani’ye ödülleri sunuldu. Bu ödüller, sanatçıların sinemaya yaptıkları değerli katkıların bir nişanesi oldu.

Festival programında, önde gelen yönetmenlerin yeni filmlerinden oluşan Ustalar Koleksiyonu ve Gürcistan sinema tarihine ışık tutan Gürcistan Sinema Mirası gibi özel bölümler de yer aldı. Gürcistan Sinema Mirası bölümünde, Temur Babluani’nin 1980 yapımı Begurepis Gadaprena (Serçelerin Uçuşu) filmi gösterildi. Film, sinematografisi ve başroldeki Elguja Burduli’nin etkileyici performansıyla dikkat çekti. 2022 yılında vefat eden Burduli, Gürcü sinemasının önemli yüzlerinden biriydi ve Nikita Mikhalkov’un Oçi Çiorniye / Siyah Gözler gibi uluslararası yapımlarda da rol almıştı. Serçelerin Uçuşu filminin Sovyet otoriteleri tarafından gösteriminin yasaklandığı bilgisi, dönemin sanatsal ve siyasi atmosferine dair önemli bir not olarak kayda geçti. Ayrıca, çağdaş Gürcü sinemasının geleceğine umut veren sekiz projenin katıldığı Alternatif Dalga adlı film endüstrisi bölümü de gelecek için parlak bir tablo çizdi. Temur Babluani’nin oğlu Gela Babluani’nin de postprodüksiyonu devam eden Genç Stalin adlı biyografik filmiyle ses getirmeye hazırlandığı belirtildi.

1952 yılında klasik tarzda inşa edilen Devlet Tiyatrosu binasında düzenlenen gösterimler ve törenlerle 20. yılını kutlayan Batum Uluslararası Arthouse Film Festivali, bölgesel ve uluslararası sinema arasındaki köprüleri güçlendirmeye devam etti. Festival, zengin içeriği ve farklı kültürlerden sinemacıları bir araya getiren yapısıyla, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha kanıtladı.

Bu haber, Sanatatak sitesinde yayımlanan festival değerlendirmesinden derlenmiştir. Kaynak: Sanatatak.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arter’in güncel programı üretim sürecini sergi deneyimine açıyor

Kültür Sanat; edebiyat, sinema, görsel sanatlar, sahne, müzik ve dünya kültür gündeminden seçilmiş haberleri Türkçe okur için yeniden bağlamlandıran dijital bir dergidir.

Gece Gezmesi Kadıköy’de festival rotasını mahalle ölçeğine taşıyor