ABD Kongresi'nin federal binalardaki kamu sanatını koruma çabalarını gösteren, New Deal dönemi fresklerinin yer aldığı bir federal bina iç mekanı.
ABD Kongresi'nin federal binalardaki kamu sanatını koruma çabalarını gösteren, New Deal dönemi fresklerinin yer aldığı bir federal bina iç mekanı.

ABD Kongresi, Federal Binalardaki Kamu Sanatını Korumak İçin Harekete Geçti

Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nde, federal binalarda bulunan ve ulusal mirasın önemli bir parçası olan kamu sanat eserlerini korumayı amaçlayan yeni bir yasa tasarısı gündeme geldi. “Preserve Yasası” (Protecting Resources and Ensuring Stewardship of Enduring Records of Visual Expression) adını taşıyan bu yasal düzenleme, özellikle eski Trump yönetiminin elden çıkarmayı hedeflediği binalardaki sanat eserlerinin geleceğini güvence altına almayı hedefliyor.

Demokrat Parti’den Nevada Temsilcisi Dina Titus ve Teksas Temsilcisi Lloyd Doggett tarafından desteklenen tasarı, federal hükümet tarafından sipariş edilen sanatın, binaların satışı veya başka bir şekilde elden çıkarılması durumunda “ikincil zarar” görmemesi gerektiği fikrini savunuyor. Temsilci Titus, yaptığı açıklamada, bu eserlerin ulusal mirasın hayati bir parçası olduğunu ve gelecek nesiller için korunması gerektiğini vurguladı.

Yasa tasarısının özellikle odaklandığı binalardan biri, Washington D.C.’deki Wilbur J. Cohen Federal Binası. Bu bina, Franklin D. Roosevelt’in 1930’lardaki New Deal programı kapsamında oluşturulan ve “New Deal’ın Sistina Şapeli” olarak anılan geniş bir kamu freskleri ve diğer eserler koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Philip Guston, Ben Shahn, Seymour Fogel, Emma Lou Davis, Henry Kreis ile ikiz kız kardeşler Ethel ve Jenne Magafan gibi önemli sanatçıların eserleri burada yer alıyor.

Titus’un ofisinden yapılan açıklamaya göre, bu eserlerin bazıları fresk olduğu ve doğrudan duvarlara işlendiği için kolayca taşınamıyor. Bu durum, eserlerin korunması için özel teknik becerilere ve sanat tarihi bilgisine sahip uzmanların müdahalesini gerektiriyor. Koruma uzmanları, Cohen Binası ve benzeri yapıların satılması halinde içerideki sanat eserlerinin yok olma riski taşıdığından endişe duyuyor.

Preserve Yasası’na göre, ülke genelindeki binlerce federal mülkü yöneten Genel Hizmetler İdaresi (GSA), elden çıkarılacak binalardaki kamu sanatını korumak için bir uzman komitesi oluşturmakla görevlendirilecek. Bu komite, sanat eserlerinin ya kiralama yoluyla ya da başka bir binaya taşınarak kamuya erişilebilir kalmasını sağlamak üzere bir plan geliştirecek.

Temsilci Doggett, bu sanat eserlerinin “Amerikalı nesillerin mücadelesinin, muhalefetinin ve nihayetinde ilerlemesinin görsel bir tarihini sunduğunu” belirtti. Doggett, “Sanat bir ilham kaynağıdır ve onu korumak, kendi değerlerimize sahip çıkma biçimimizdir,” diyerek yasanın önemini vurguladı.

Tasarı, ülkenin risk altındaki sanat ve mimari mirasını korumak için kamuoyu kampanyaları yürüten birçok grup tarafından hemen destek gördü. Bu gruplar arasında Ulusal Tarihi Koruma Vakfı (National Trust for Historic Preservation), Living New Deal, Hands Off the Arts ve Preservation Action gibi kuruluşlar bulunuyor. Kar amacı gütmeyen Social Security Works’ün yönetici direktörü Alex Lawson, Cohen Binası’ndaki sanatın “paha biçilmez ve yeri doldurulamaz Amerikan sanat şaheserleri olmasının yanı sıra, zor zamanlarda sanatçılara istihdam sağlayan bir program aracılığıyla yaratıldığı için tarihin de değerli bir parçası olduğunu” ifade etti. Public Art Dialogue eş başkanları Amy Werbel ve Karen Shelby de bu eserlerin geçmiş Amerikalıların özlemlerinin görünür hatırlatıcıları ve ulusal görsel peyzajın gelecekteki zenginleşmesi için birer yol gösterici olduğunu dile getirdi.

Yasa tasarısı sunulduktan kısa bir süre sonra Ulaştırma ve Altyapı ile Denetim ve Hükümet Reformu komitelerine sevk edildi. Ancak, Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi Parti’nin çoğunluğu elinde bulundurması nedeniyle, tasarının ne zaman daha fazla değerlendirmeye alınacağı belirsizliğini koruyor. Bu durum, federal binalardaki sanat mirasının korunması yolundaki siyasi engelleri de gözler önüne seriyor.

ABD’nin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olan bu kamu sanat eserlerinin korunması, sadece estetik bir mesele olmaktan öte, ulusal belleği ve toplumsal değerleri gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu da taşıyor. Preserve Yasası, bu mirasın siyasi ve ekonomik değişimlere karşı korunması adına atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Bu haber, The Art Newspaper'da yayımlanan bir makaleden derlenmiştir. Kaynak: The Art Newspaper.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arter’in güncel programı üretim sürecini sergi deneyimine açıyor

Kültür Sanat; edebiyat, sinema, görsel sanatlar, sahne, müzik ve dünya kültür gündeminden seçilmiş haberleri Türkçe okur için yeniden bağlamlandıran dijital bir dergidir.

Gece Gezmesi Kadıköy’de festival rotasını mahalle ölçeğine taşıyor