Ed Askew, tiple enstrümanıyla müzik yaparken
Ed Askew, tiple enstrümanıyla müzik yaparken

Ed Askew: Psych-Folk’un Gizli Dehası ve Posthumous Albümü ‘The Final Painting’

Amerikalı şair, sanatçı ve müzisyen Ed Askew, psych-folk sahnesinin derinliklerinden yükselen, az bilinen ancak müziğiyle geniş yankı uyandıran bir isimdi. 84 yaşında aramızdan ayrılalı bir yıl olan sanatçının mirası, bu ay yayımlanan ve vefatından sonra dinleyiciyle buluşan son albümü ‘The Final Painting’ ile yeniden gündeme geliyor.

1950’lerde 10 telli tiple enstrümanını keşfederek müzik yolculuğuna başlayan Askew, kariyeri boyunca yaklaşık 50 kayıt yayımladı. Bu eserler arasında stüdyo albümleri, arşiv kayıtları, canlı performanslar ve kendi imkanlarıyla çıkardığı çalışmalar bulunuyor. Müzikal ifadesindeki özgür ruh, onu çağının ötesine taşıyan en belirgin özelliklerinden biriydi. Askew’in müziği, başta Kurt Weill, John Cage ve Erik Satie gibi isimlerden ilham alsa da, Robert Wyatt, Bob Dylan veya Incredible String Band gibi sanatçılarla yapılan karşılaştırmalardan çok, Cézanne’ın çok açılı tablolarını veya Joe Brainard’ın yazılarını anımsatan ‘barok’ bir şarkı yazımına sahipti.

Ed Askew’in şarkılarında bir marigold kokusundan bir Kennedy’nin ölümüne kadar uzanan, hem gündelik hem de büyük olaylara dair ‘flâneur’ tarzı gözlemler dikkat çekerdi. Bu gözlemler, dinleyiciye dünyanın şarkı çalarken gözlerinin önünde evrildiğini hissettiren ‘ilkel’ bir element taşıyordu. Aynı zamanda, 1960’lı yılların başlarında açıkça eşcinsel aşk şarkıları yazan öncülerden biri olmasıyla da öne çıktı. ‘Ask the Unicorn’ ve ‘Little Eyes’ gibi erken dönem albümlerinde bu temaları cesurca işledi. Yakın arkadaşı ve işbirlikçisi Jay Pluck, Askew’in bu cesur duruşunun o dönem için ne kadar çığır açıcı olduğunu vurguluyor.

Connecticut’ta 1940 yılında doğan Askew, 1960’lı yılların başında Yale Sanat Okulu’nda resim eğitimi aldı. Kısa bir süre New York’ta yaşadı ve 1967’de East Village’daki ‘basket house’ folk müzik mekanlarında sahne alarak bahşiş karşılığı çaldı. Bu dönemde, genellikle Sun Ra ve Pharoah Sanders gibi free jazz devleriyle çalışan New York merkezli ESP-Disk plak şirketinin dikkatini çekti. Şirket, 1968’de sanatçının kendi adını taşıyan ilk albümünü (daha sonra ‘Ask the Unicorn’ adını aldı) yayımladı. Ancak sonraki albümü ‘Little Eyes’, 2002 yılına kadar raflarda bekletildi.

Askew, hayatı boyunca ticari başarı veya şöhret peşinde koşmayan bir sanatçıydı. Yapımcısı Jerry David DeCicca’nın belirttiğine göre, o ‘bu şekilde programlanmamıştı’; bunun yerine, her gün titizlikle şarkılarını yazmaya odaklandı. Ev boyacılığı ve sanat öğretmenliği yaparak, bir dönem de sosyal yardımlarla geçimini sağladı. Bu süreçte müziğini genellikle evde kaydedip kendi imkanlarıyla yayımladı.

Son yıllarda Askew’in müziği, Sharon Van Etten ve Bill Callahan gibi çağdaş müziğin karakterli isimlerinin ilgisini çekti. Callahan, ‘The Final Painting’ albümündeki ‘Someone’ şarkısında vokalleriyle yer alıyor. Callahan, Askew’in müziğindeki piyano akorlarının ‘elmas buz tabakaları gibi keskin ve berrak’ olduğunu ifade ederek, müziğin ‘kutsal’ bir yönü olduğunu belirtiyor. 2024 yılında Netflix’in popüler dizisi ‘Baby Reindeer’ın müziklerinde ‘Moon in the Mind’ şarkısının yer alması, Askew’e vefatından önceki son yılında beklenmedik ve memnuniyet verici bir tanınırlık getirdi.

Ed Askew’in müziği, Rodriguez’in ‘Searching for Sugar Man’ belgeselinde yaşadığı gibi ani bir patlama yaşamadı. Ancak DeCicca’nın sözleriyle, ‘Askew’i yavaş yavaş küresel bir dinleyici kitlesine ulaştıran, tek bir olayla parlayan bir ışık değildi; o, her gün gerçek bir sanatçı olarak yaşadı ve gittikçe daha fazla insanın keşfetmesi için anlamlı ‘ekmek kırıntıları’ paylaştı.’ Kendi koşullarıyla yaşayan bir müzisyen için bu, algoritma çağında yavaş yavaş yayılan, ancak kalıcı bir mirasın hikayesiydi. Askew’in ‘Müziği hissetmeniz için çalıyorum’ sözü, onun sanatsal duruşunu ve dinleyicisiyle kurduğu derin bağı özetlemektedir.

Bu makale, The Guardian'da yayımlanan bir haberden derlenmiştir. Kaynak: The Guardian Culture.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arter’in güncel programı üretim sürecini sergi deneyimine açıyor

Kültür Sanat; edebiyat, sinema, görsel sanatlar, sahne, müzik ve dünya kültür gündeminden seçilmiş haberleri Türkçe okur için yeniden bağlamlandıran dijital bir dergidir.

Gece Gezmesi Kadıköy’de festival rotasını mahalle ölçeğine taşıyor