Abi Morgan'ın yeni hukuk draması The Split Up'tan bir sahne
Abi Morgan'ın yeni hukuk draması The Split Up'tan bir sahne

Eylül Ayında Dünya Ekranlarından Yeni Kültür ve Sanat Yapımları

Eylül ayı, dünya genelindeki kültür ve sanat takipçileri için ekranlarda zengin bir içerik takvimi sunuyor. Televizyon dizilerinden sinema filmlerine, ufuk açıcı belgesellerden yaratıcı yarışmalara kadar geniş bir yelpazede yeni yapımlar izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Bu seçkide, hem popüler yapımların devam niteliğindeki projeleri hem de derinlikli hikayelerle dikkat çeken bağımsız çalışmalar yer alıyor.

Hukuk Dramaları ve Toplumsal Yansımalar

Ünlü yazar Abi Morgan imzasını taşıyan ve beğeni toplayan ‘The Split’ dizisinin spin-off’u ‘The Split Up’, BBC One ekranlarında izleyiciyle buluşacak. Bu yeni hukuk draması, boşanma avukatlarının profesyonel yaşamlarındaki başarıları ile kişisel karmaşalarını dengeleme çabalarını merkeze alıyor. Ana karakter Aria, babasının vefatının ardından ailesinin Manchester’daki hukuk firmasını devralmayı beklerken, on yıldır ertelediği düğünü, eski bir aşk, yüksek profilli bir dava ve bir ilişki skandalıyla hayatının yönü değişiyor. Dizi, modern ilişkilerin karmaşıklığını ve hukukun etik boyutlarını inceliyor.

ITV1 ekranlarında yayınlanacak ‘The Blame’, Michelle Keegan’ın canlandırdığı dedektif Emma Crane’in hem polis teşkilatındaki kadın düşmanlığıyla mücadelesini hem de gizemli bir genç kız cinayetini çözme çabasını konu alıyor. Dizi, ana hikayenin yanı sıra, teşkilat içindeki yolsuzluk ve yasa dışı faaliyetler gibi alt konularla güncel toplumsal sorunlara da değiniyor.

Doğadan Sanatçı Portrelerine Belgesel Dünyası

Belgesel severler için de ekranlar oldukça zengin. BBC Two’da yayınlanacak olan ‘Wilderness With Simon Reeve’, maceraperest sunucu Simon Reeve’in dünyanın en ücra köşelerine yaptığı dört bölümlük yolculukları konu alıyor. Serinin ilk bölümünde Reeve, Papua Yeni Gine’nin balta girmemiş ormanlarında, nesli tehlike altındaki ‘ağaç kangurusu’ tenkile’yi arayışına çıkıyor. Bu belgesel, doğanın vahşi güzelliğini ve insanlığın keşif arayışını çarpıcı görüntülerle birleştiriyor.

Sky Documentaries’de izleyiciyle buluşacak olan ‘Wilder’, 2023 yapımı ‘Remembering Gene Wilder’ belgeselinin tamamlayıcısı niteliğinde. Yönetmen Chris Smith’in imzasını taşıyan bu samimi yapım, efsanevi aktör Gene Wilder’ın kamuoyundan uzaklaşma nedenlerine, mükemmeliyetçiliğine, endişelerine ve yaşamın anlamını arayışına odaklanıyor. Arşiv görüntüleri, daha önce yayınlanmamış çekimler ve ailesiyle yapılan röportajlar aracılığıyla zenginleştirilen belgesel, aktörün sanatına ve iç dünyasına derinlemesine bir yolculuk sunuyor.

Çevre sorunlarına odaklanan ve umut veren bir diğer yapım ise YouTube üzerinden erişilebilecek olan ‘How to Live on Earth’. Fredi Devas yönetmenliğindeki 2026 yapımı bu belgesel, iklim krizi için pratik çözümler sunan ‘dünyanın en büyük nasıl yapılır videosu’ olarak tanımlanıyor. Benedict Cumberbatch’in anlatımıyla Çin’den Çad’a, Brezilya’dan Singapur’a uzanan küresel bir yolculuk yapan belgesel, doğayı koruma, sürdürülebilir tarım geliştirme ve biyoçeşitliliğe parasal değer biçme gibi konulara odaklanıyor. Yapım, öne çıkarılan aktivistler ve bilim insanları aracılığıyla geleceğe dair umut ışıkları yakıyor.

Sinema Perdesinden Farklı Türler

Sinema dünyasında da yeni ve dikkat çekici yapımlar mevcut. Netflix’te yayınlanacak olan 2025 yapımı ‘Wasteman’, yönetmen Cal McMau’nun imzasını taşıyan, İngiltere’deki hapishane yaşamının acımasız gerçeklerini gözler önüne seren klostrofobik ve gerilimli bir drama. Manslaughter suçundan hapse giren ve şartlı tahliye için gün sayan uyuşturucu bağımlısı Taylor’ı David Jonsson canlandırıyor. Yeni hücre arkadaşı Dee (Tom Blyth) ise hapishanedeki uyuşturucu ticaretini ele geçirme çabasında Taylor’ı zorlu bir iş birliğine itiyor. Film, insan doğasının karanlık yönlerini ve hayatta kalma mücadelesini etkileyici bir dille anlatıyor.

Sky Cinema Premiere’de izlenebilecek 2026 yapımı ‘Nirvanna the Band the Show the Movie’ ise farklı bir sinematik deneyim sunuyor. Matthew Johnson’ın yönettiği bu ‘mockumentary’ (sahte belgesel), 2007’deki bir web dizisi ve 2017’deki bir sitcom’un devamı niteliğinde. Toronto’lu beceriksiz müzisyenler Matt Johnson ve Jay McCarrol’ın, henüz ayarlayamadıkları bir konser için CN Kulesi’nden paraşütle atlama planları, istemeden yaptıkları bir zaman yolculuğuyla komik bir kaosa dönüşüyor. Film, absürt mizahı ve yaratıcı senaryosuyla dikkat çekiyor.

Genel olarak bakıldığında, eylül ayı dünya ekranlarında hem düşündürücü hem de eğlenceli, kültürel ve sanatsal açıdan zengin bir dönem vaat ediyor. İzleyiciler, farklı coğrafyalardan ve farklı temalardan beslenen bu yapımlarla küresel kültür-sanat gündemini yakından takip etme fırsatı bulacaklar.

Bu içerik, The Guardian Culture'ın 20 Eylül 2026 tarihli yayınından derlenerek Kültür Sanat okuyucuları için yeniden bağlamlandırılmıştır. Kaynak: The Guardian Culture.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arter’in güncel programı üretim sürecini sergi deneyimine açıyor

Kültür Sanat; edebiyat, sinema, görsel sanatlar, sahne, müzik ve dünya kültür gündeminden seçilmiş haberleri Türkçe okur için yeniden bağlamlandıran dijital bir dergidir.

Gece Gezmesi Kadıköy’de festival rotasını mahalle ölçeğine taşıyor