İngiliz televizyon ekranlarında yayınlanan çeşitli yapımlardan oluşan bir kolaj.
İngiliz televizyon ekranlarında yayınlanan çeşitli yapımlardan oluşan bir kolaj.

İngiliz Ekranlarında Yeni Diziler, Belgeseller ve Film Klasikleri: Haftanın Öne Çıkanları

İngiliz televizyonu, izleyicilerine bu hafta çeşitli türlerde zengin bir içerik yelpazesi sunuyor. Yeni dramalardan belgesellere, suç gerilimlerinden klasik filmlere kadar birçok yapım, ekranlarda yerini alıyor. Kültür ve sanat meraklıları için öne çıkan bu seçkiler arasında, özellikle ilişkilerin karmaşık doğasını ele alan yeni bir drama dizisi ve İngiltere’nin kültürel mirasına odaklanan bir belgesel dikkat çekiyor.

İlişkilerin Labirentinde Bir Yolculuk: ‘Adultery’

ITV1 ekranlarında başlayan ‘Adultery’ adlı yeni dizi, modern ilişkilerin ve kişisel tatminsizliğin derinliklerine inen iddialı bir yapım olarak öne çıkıyor. Romola Garai’nin canlandırdığı Beth karakteri, sıradan hayatından sıkılmış, kendini ihmal edilmiş hisseden bir kişisel antrenördür. En yakın arkadaşının beklenmedik ölümüyle sarsılan Beth, hayat felsefesi olarak ‘çekim artı engel eşittir heyecan’ mottosunu benimser. Bu noktada, Dominic Cooper’ın hayat verdiği çekici doktor Tom ile yolları kesişir. Ancak Tom’un evli olması ve Beth’in oğlunun yeni kız arkadaşının babası olması, bu ilişkinin önündeki en büyük engelleri oluşturur.

BAFTA ödüllü senarist Danny Brocklehurst (Shameless, Brassic) tarafından kaleme alınan ve yönetilen bu altı bölümlük drama, tutkulu bir ilişkinin başlangıcını, gelişimini ve beraberindeki dramatik sonuçları ele alıyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde otomobillerde, umumi tuvaletlerde ve hatta bir şehir çiftliğinde geçen cesur sahnelerin olacağı belirtiliyor. ‘Adultery’, izleyicilere karmaşık insan doğası ve ahlaki ikilemler üzerine düşündürücü bir bakış açısı sunmayı hedefliyor.

Liverpool’un Karanlık Yüzü: ‘This City Is Ours’ İkinci Sezonuyla Geri Dönüyor

BBC One’ın beğenilen suç gerilimi dizisi ‘This City Is Ours’, ikinci sezonuyla ekranlara dönüyor. Liverpool’un çete dünyasına odaklanan dizi, ilk sezonundaki başarısını sürdürmeyi hedefliyor. Yeni sezonda, Michael (James Nelson-Joyce) ve Diana (Hannah Onslow) İspanya’da sakin bir hayat sürmenin tadını çıkarırken, Kolombiyalı bir kartel üyesinin Ricardo adlı kardeşi hakkında sorular sormasıyla huzurları kaçıyor. Liverpool’a geri dönen ekip, gergin bir akşam yemeği, bir oto yıkamada yaşanan olaylar ve geçmişten gelen beklenmedik bir yüzün ortaya çıkmasıyla çete içindeki dengelerin yeniden sarsılmasına tanık oluyor. Dizi, suç dünyasının acımasız gerçekliğini ve karakterlerin karşı karşıya kaldığı zorlu seçimleri işlemeye devam ediyor.

Britanya’nın Mimari Mirası: ‘Kevin McCloud’s Listed Britain’

Channel 4 ekranlarında yayınlanan ‘Kevin McCloud’s Listed Britain’ adlı belgesel serisi, İngiltere’nin ‘listelenmiş’ yani koruma altındaki tarihi binalarına farklı bir pencereden bakıyor. Programın sunucusu Kevin McCloud, bu yapıların neden korunmaya değer görüldüğünü sorgularken, genellikle güç ve ihtişamın sembolü olan binaların önceliklendirilmesini eleştirel bir gözle inceliyor. Westminster Sarayı, Hereford Katedrali ve Chatsworth House gibi ikonik yapıları ziyaret eden McCloud, aynı zamanda publar gibi daha mütevazı ancak kültürel öneme sahip birçok yapının neden aynı koruma statüsüne sahip olmadığını sorguluyor. Belgesel, mimari mirasın korunması ve kültürel değerlerin tanımlanması üzerine düşündürücü bir tartışma başlatıyor.

Bill Murray ile İrlanda’da Bir Golf ve Aile Yolculuğu

BBC Two’da izleyiciyle buluşan ‘A Course Called Ireland’ adlı dizi, Hollywood yıldızı Bill Murray’nin İrlanda’daki atalarının izini sürdüğü keyifli bir geziyi konu alıyor. Gazeteci ve dostu Tom Coyne ile birlikte bir golf turuna çıkan Murray, Cork’ta bir tatlıcıda hayranlarıyla karşılaşırken, bazı anlarda başka bir Hollywood aktörüyle karıştırılıyor. Murray’nin Kinsale’de ilk golf vuruşunu yapmasıyla başlayan bu samimi seri, izleyicilere İrlanda’nın doğal güzellikleri ve kültürel dokusu eşliğinde, köklerle yeniden bağlantı kurmanın ve dostluğun önemini hatırlatıyor.

Haftanın Film Seçkisi: ‘The Boston Strangler’

Talking Pictures TV, bu hafta sinema klasiklerinden ‘The Boston Strangler’ı (Boston Canisi) ekranlara getiriyor. Yönetmen Richard Fleischer’ın 1968 yapımı bu gerilim filmi, DNA bağlantısıyla ortaya çıkan seri katil Albert DeSalvo’yu canlandıran Tony Curtis’in alışılmışın dışında bir performans sergilediği bir yapım. Filmin gerçek yıldızları ise, George Kennedy ve Murray Hamilton gibi deneyimli karakter oyuncularının da yer aldığı, Henry Fonda’nın canlandırdığı John S. Bottomly liderliğindeki Boston Polis Departmanı’nın azimli dedektifleri. Fleischer’ın bölünmüş ekran tekniğini ustaca kullanması, filmin temposuna ve dönemin atmosferine katkıda bulunarak izleyiciyi olay örgüsüne daha da dahil ediyor. Film, 1960’ların Boston’ında yaşanan korkunç cinayet serisinin ardındaki gerilimi ve dedektiflerin soluksuz takibini çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.

Bu makale, The Guardian'ın 25 Ekim 2026 tarihli televizyon programları rehberinden alınan bilgilere dayanmaktadır. Kaynak: The Guardian Culture.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arter’in güncel programı üretim sürecini sergi deneyimine açıyor

Kültür Sanat; edebiyat, sinema, görsel sanatlar, sahne, müzik ve dünya kültür gündeminden seçilmiş haberleri Türkçe okur için yeniden bağlamlandıran dijital bir dergidir.

Gece Gezmesi Kadıköy’de festival rotasını mahalle ölçeğine taşıyor