Liam Neeson'ın yapımcılığını üstlendiği "Tuam'ın Kayıp Çocukları" filmi afişi veya tanıtım görseli.
Liam Neeson'ın yapımcılığını üstlendiği "Tuam'ın Kayıp Çocukları" filmi afişi veya tanıtım görseli.

İrlanda’nın Karanlık Geçmişi Beyazperdede: Liam Neeson’dan Tuam Bebekleri Filmi

İrlanda’nın karanlık geçmişi, sinema perdesinde yeniden gün yüzüne çıkıyor. Ünlü oyuncu Liam Neeson’ın yapımcılığını üstlendiği “Tuam’ın Kayıp Çocukları” (The Lost Children of Tuam) adlı film, ülkenin yakın tarihindeki en acı verici skandallardan birini, Tuam’daki anne ve bebek evinde yaşananları konu ediniyor. Film, İrlanda’da gösterime girerken, Birleşik Krallık’ta ise önümüzdeki ay izleyiciyle buluşacak.

Hikaye, 2017 yılında Liam Neeson’ın New York Times’ta okuduğu bir makaleyle başlıyor. Makale, Galway Kontluğu’ndaki Tuam’da yer alan bir anne ve bebek kurumunda İrlandalı rahibeler tarafından uygulanan istismar ve ihmali, amatör yerel tarihçi Catherine Corless’in yürüttüğü kararlı kampanyayı ve yüzlerce çocuğun işaretsiz toplu mezarlara gömüldüğü gerçeğini ortaya koyuyordu. Katolik Kilisesi’nde büyümüş bir İrlandalı olarak Neeson, bu gerçek karşısında derin bir toplumsal utanç ve gerçeğin ortaya çıkması, hesap verilebilirliğin sağlanması yönünde güçlü bir sorumluluk hissettiğini belirtiyor.

Catherine Corless’in Sarsılmaz Azmi

Bu derin etki, Neeson’ı kariyerinde ilk kez yapımcı koltuğuna oturmaya yöneltti. Makalenin haklarını satın alarak, Corless’i evinde ziyaret etti ve hikayeyi beyazperdeye taşımak için bir ekip kurdu. Filmin merkezinde, eski bir tekstil fabrikası sekreteri olan ve yerel tarihe ilgi duyan Catherine Corless’in sarsılmaz azmi yatıyor. Corless, bir deneme yazısı için bölgeyi araştırmaya başladığında, yetkililer ve Bon Secours tarikatı tarafından engellenmeye çalışıldı. Ancak o, 1961’de kapatılıp yıkılan kurumda 796 çocuğun hiçbir kayıt tutulmadan öldüğünü ve gömüldüğünü ortaya çıkardı.

Filmin vizyona girişi, aynı zamanda Tuam’daki toplu mezar alanında devam eden kazı çalışmalarıyla da örtüşüyor. Bon Secours tarikatının 1925 ile 1961 yılları arasında St. Mary’s anne ve bebek evinde ölen 796 bebeği gömdüğüne inanılan 5.000 metrekarelik alanda uluslararası bir adli arkeolog ve uzman ekibi, geçtiğimiz yıldan bu yana 99 bebek ve çocuğa ait iskelet kalıntıları buldu. Bu çalışmalar, Corless’in araştırmaları, bir yargı komisyonu ve İrlanda devletinin hayatta kalanlar ile ölenlerin yakınları için gerçeği ve adaleti arama sözünün bir sonucu olarak ilerliyor.

İrlanda’nın Kurumsal İstismar Mirası

Tuam’daki olaylar, İrlanda genelinde devlet ve dini kurumlar tarafından işletilen kurumlardaki kadın ve çocuklara yönelik kötü muameleyle ilgili daha geniş bir hesaplaşmanın parçası. Ancak Tuam, bazı bebeklerin kullanılmayan bir fosseptik çukuruna gömülmesi gibi tüyler ürpertici detayları ve bu gerçeği ortaya çıkaran kadının azmiyle öne çıkıyor. Neeson, Corless’in cevap arayışında asla “hayır” kelimesini kabul etmediğini ve devlet ile kilise arasındaki bu vahşeti ortaya çıkarmak için yaptığı dedektiflik çalışmasının olağanüstü olduğunu ifade ediyor.

Dan Barry’nin New York Times makalesine dayanan filmin senaryosunu Rebecca Lenkiewicz kaleme alırken, yönetmenliğini Frank Berry üstleniyor. İngiliz oyuncu Monica Dolan, Catherine Corless rolünde güçlü bir merkezi performans sergiliyor. Filmin ilk eleştirileri, yapımın hassas ve etkileyici olduğunu vurguluyor. Corless, Dolan’ın kendisini doğal ve gerçekçi bir şekilde canlandırdığını belirtiyor. Film, Temmuz ayında Galway Film Fleadh’de “En İyi İrlanda Filmi” ödülünü kazanarak başarısını taçlandırmıştı.

“Tuam’ın Kayıp Çocukları”, sadece bir film olmanın ötesinde, İrlanda’nın yüzleşmek zorunda kaldığı acı bir geçmişin belgesi niteliğinde. Film, Corless’in dürüstlüğünü ve azmini vurgulayarak, bir kişinin bile inanılmaz şeyler başarabileceğini ve zor gerçekleri ortaya çıkarabileceğini gösteriyor. Bu yapım, kültürel ve sanatsal bir eser olmanın yanı sıra, toplumsal hafızayı diri tutan ve adalet arayışına destek veren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bu makale, The Guardian'da yayımlanan bir haberden derlenerek hazırlanmıştır. Kaynak: The Guardian Culture.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arter’in güncel programı üretim sürecini sergi deneyimine açıyor

Kültür Sanat; edebiyat, sinema, görsel sanatlar, sahne, müzik ve dünya kültür gündeminden seçilmiş haberleri Türkçe okur için yeniden bağlamlandıran dijital bir dergidir.

Gece Gezmesi Kadıköy’de festival rotasını mahalle ölçeğine taşıyor