Yayıcılık sektörü teknolojiyle buluşurken ortaya çıkan en tartışmalı soru, yapay zekânın işi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı değil; hangi işleri kolaylaştırdığı ve hangi kararları değiştirmediğidir. Publishing Signal ile Knk Software CEO’su Sebastian Mayeres’in ortaklaşa düzenlediği Media Transformation Summit’in üçüncü oturumu (22 Temmuz) bu ikilemi açıkça ortaya koydu: yapay zekâ üretimi hızlandırıyor, ancak içerik seçimi, hedef kitle belirleme ve okura erişim hâlâ insan merkezli ve güç bir süreç olarak kaldı.
Operasyonel kolaylık ama seçim zorluğu sürüyor
Emerald Publishing’de chief transformation officer olarak görev yapan Amy Jones, teknoloji uygulamalarının başarısını, proje ekibi ayrıldıktan sonra kurumun ne kadar daha verimli çalışabildiğiyle ölçmek gerektiğini savundu. Yani asıl ölçüt, “sonraki sefer neyin daha kolay yapılacağı” olmalı. Bu çerçevede konuşmacılar, yapay zekânın bazı üretim maliyetlerini ve süreç sürelerini düşürdüğünü kabul etti.
Üretimde yapay zekânın sınırlarını gösteren somut bir örnek sunuldu: Nimble Books kurucusu Fred Zimmerman, AI destekli yöntemlerle altı ayda 322 kitap yayımladığını ve tek başına 19. yüzyıla ait 128 ciltlik bir hükümet tarihini yeniden inşa ettiğini anlattı. Zimmerman’ın yaklaşımı bazı dinleyicilerde “şişkin üretim” eleştirileri doğurdu; Zimmerman ise asıl sorunun üretim fazlalığı değil, izleyici sayısının artmaması olduğunu belirtti ve niş alanların hâlâ yeterince hizmet görmediğine dikkat çekti.
Backlist, ses ve kısa video formatları
Almanya merkezli Bookwire’dan Andrew Weinstein ve AI-video üretim şirketi Dashverse’den Mohit Srivastava, sesli kitap ve kısa seri videoların maliyetlerinin düşmesiyle birlikte geri katalogların yeni formatlara taşınmasının mümkün hale geldiğini anlattı. Weinstein, Scribd gibi platformların kullanılmamış ses haklarına dayanan bir hat kurduğunu örnek gösterdi; böylece yalnızca yeni başlıklarla değil, geri kataloğun sürdürülebilir biçimde yeniden kullanımıyla rekabete girildiği belirtildi.
Makine-okur için yapılandırma ve metadata
Oturumların ortak çıkarımlarından biri, yapay zekâ sistemlerinin yalnızca iyi yazımı değil, makine tarafından okunabilir ve açık yapıyı ödüllendirdiğiydi. Supadu başkanı Sarah Arbuthnot, Nielsen BookData verilerine atıfla eksiksiz metadata’nın satışları %75 artırdığını, kapak görselinin ek %51 katkı sağladığını ve yayın tarihinden 16 hafta önce eklenen metadata’nın ilave %44 yükseliş getirdiğini aktardı; bu etkinin hem yeni hem geri katalog başlıklarında görüldüğünü vurguladı. The Future of Publishing’den Thad McIlroy ise yayınevlerinin ONIX gibi formatlarla zaten daha zengin veriler tuttuğunu, fakat bu bilgilerin çoğunun yayınevlerinin kendi web sitelerinde görünmediğini söyledi ve “AI motorları veriyi nerede bulduğuna bakmaz; bulması yeterlidir” dedi.
De Marque’den Arantza Larrauri, yapay zekâ uygulamalarında üst yönetim onayının, ardından orta kademe entegrasyonunun ve nihayet çalışan iş akışı tasarımının zorunlu olduğunu; aksi takdirde pilot projelerin başarısız olacağını belirtti. Ayrıca aynı veri kümesini kullanan rekabetçi araçların benzer stratejiler üretmesi halinde ayrışmanın zorlaşacağı uyarısını yaptı.
Hukukî ve etik çekinceler de masadaydı: Kamu fonlu bazı kütüphanelerin yapay zekâ seslendirmeli eserleri satın almayı reddettiği, bir yayınevinin okuma-özet özelliğini uygulamaya izin vermediği ve pek çok yayınevinin eğitim verisi tartışmaları nedeniyle AI tarayıcılarını engellediği paylaşıldı. Uluslararası danışman Emma House, bu tür engellemelerin içeriklerin AI aramalarında görünmesini kısıtladığını aktardı.
McIlroy ve House’a göre yapay zekâ bugünü analiz etmede yararlı olsa da geleceği kesin olarak öngöremiyor. Summit’in bir sonraki oturumu 29 Eylül’de planlanıyor. Türkiye’den yayınevleri için çıkarılacak dersler bariz: teknoloji üretim süreçlerini hızlandırabilir, ama editoryal kararlar, hedef kitle siyaseti ve metadata yönetimi hâlâ insan odaklı strateji ve kurumsal koordinasyon gerektiriyor.
Haber, Publishers Weekly’nin 31 Temmuz 2026 tarihli Media Transformation Summit raporuna dayanmaktadır. Kaynak: Publishers Weekly.






