İspanya’nın güneydoğusundaki Villena kentinde bulunan ve Avrupa’nın en önemli tarih öncesi hazinelerinden biri olarak kabul edilen “Villena Hazinesi”, cesur bir soygunla müzeden çalındı. Perşembe sabahı gerçekleşen olayda, hırsızlar dört dakika gibi kısa bir sürede 66 parçalık koleksiyonun büyük bir kısmını ele geçirerek kayıplara karıştı. Bu olay, kıta genelinde artan ve giderek daha organize hale gelen kültür varlığı hırsızlıkları serisine yeni bir halka ekledi.
Dört Dakikalık Şok Edici Bir Soygun
Villena Müzesi’nde sergilenen paha biçilmez eserlerin hedef alındığı soygun, sabah 05.20 sularında alarmın çalmasıyla başladı ve hırsızların 05.24’te binayı terk etmesiyle son buldu. Villena Belediyesi sözcüsü, operasyonun “süper hızlı ve süper profesyonel” olduğunu belirtti. Hırsızların birkaç araçla müzeye geldiği ve bir pencereden içeri girdiği düşünülüyor. Çalınan eserler arasında çoğunlukla altın olan bilezikler, kaseler ve şişeler bulunurken, geride sadece üç gümüş kap, bir bilezik ve “Kraliyet Asası” olarak bilinen törensel bir asanın bazı süslemeleri bırakıldı. Villena Belediye Başkanı Fulgencio Cerdán, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Kesinlikle harap olduk, titriyorum bile. Doğrusu, Villena halkı için bu bizi mahvediyor. Bu, mirasımızın, zenginliğimizin bir parçası,” sözleriyle derin üzüntüsünü dile getirdi.
Villena Hazinesi: Bin Yıllık Bir Miras
Yaklaşık MÖ 1000 yıllarına tarihlenen Villena Hazinesi, 1963 yılında arkeolog José María Soler tarafından Villena’da kurumuş bir nehir yatağına gömülü bir kapta keşfedilmişti. Keşfedildiğinde, Alicante eyaletindeki küçük bir mimari müzenin ana cazibe merkezi haline gelen bu koleksiyon, 29 bilezik, 11 kase, üç şişe ve diğer çeşitli parçalardan oluşuyordu. Özellikle bazı eserlerin alışılmadık malzemeleri, araştırmacıların uzun süredir ilgisini çekiyordu. Çoğunlukla altından yapılmış olmasına rağmen, bazı parçalar gümüş, demir, kehribar ve demirli oksitle kaplı koyu kurşuni bir malzemeden oluşuyordu. Yakın zamanda Trabajos de Prehistoria dergisinde yayımlanan bir araştırma, bu demir eserlerin muhtemelen nadir meteorik demirden dövüldüğünü öne sürmüştü. Bu özellikleriyle hazine, sadece sanatsal ve tarihi değil, bilimsel açıdan da büyük bir değer taşıyordu.
Yeni Müze ve Paha Biçilmez Değer
Hazine, Mayıs 2024’ten bu yana, yeni açılan ve belediyeye ait Villena Müzesi’nde özel olarak ayrılmış bir odada sergileniyordu. Müze sözcüsü, tüm güvenlik sistemlerinin aktif olduğunu ve müzenin herhangi bir güvenlik zaafı yaşamadığını iddia etti. Ancak soygunun hemen öncesinde şehrin spor merkezinde başka bir alarmın çalması, yetkililer tarafından hırsızların dikkat dağıtma amaçlı bir eylemi olarak değerlendiriliyor. Alicante Üniversitesi’nden arkeoloji profesörü ve hazine uzmanı Mauro Hernández, olayın önceden çok iyi planlandığını, hırsızların nasıl hareket edeceklerini ve nasıl kaçacaklarını belirtti. Belediye Başkanı Cerdán’a göre, hazinenin değeri paha biçilemez olsa da, sadece altın içeriğinin 1.7 milyon Euro (yaklaşık 1.45 milyon Sterlin) değerinde olduğu tahmin ediliyor.
Avrupa’da Artan Kültür Varlığı Hırsızlıkları Endişesi
Villena Hazinesi soygunu, Avrupa genelinde son dönemde yaşanan yüksek profilli sanat hırsızlıkları zincirinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz Ekim ayında, Paris’teki Louvre Müzesi’ne gündüz vakti düzenlenen bir baskında, 88 milyon Euro değerinde mücevher sekiz dakikadan kısa sürede çalınmıştı. Benzer şekilde, geçen hafta İtalya’nın kültür bakanlığı, Sicilya’daki bir müzeden Rönesans sanatçısı Antonello da Messina’ya ait “olağanüstü değere sahip” dört eserin çalındığını duyurmuştu. İki gün önce ise İtalyan polisi, Parma yakınlarındaki Magnani-Rocca Vakfı Müzesi’nden çalınan ve değeri 10.4 milyon doları aşan Renoir, Cézanne ve Matisse tablolarını kurtardığını açıklamıştı.
Avrupa Birliği’nin polis teşkilatı Europol, haftanın başında yayımladığı bir raporda, üye devletlerin kültür varlığı hırsızlığında “şiddetli ve zorlayıcı yöntemlere doğru bir kayma” tespit ettiğini ve bunun, belirli kültürel eserlere odaklanan yeni suç şebekelerinin dahil olduğuna işaret edebileceğini belirtmişti. Raporda, son vakalarda yakalanan bazı hırsızların, genellikle sosyal medya ve anlık iletişim kanalları aracılığıyla yerel olarak işe alınan, birbirleriyle önceden bağlantısı olmayan kişiler olduğu ve bu durumun, genellikle bir lider etrafında örgütlenmiş bir çekirdek grup halinde çalışan geleneksel suç ağlarından farklılık gösterdiği vurgulandı. Villena Hazinesi’nin çalınması, kültür mirasımızın korunması ve bu tür organize suçlarla mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bu haber, The Guardian Culture kaynağındaki bilgilere dayanılarak Kültür Sanat editörleri tarafından yeniden kaleme alınmıştır. Kaynak: The Guardian Culture.






