New York’un kültürel simgelerinden Metropolitan Müzesi, modern ve çağdaş sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapacak yeni Oscar L. Tang ve H.M. Agnes Hsu-Tang Kanadı’nın temel atma törenini gerçekleştirdi. 15 Eylül Salı günü düzenlenen bu önemli etkinlik, müzenin 156 yıllık tarihinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor ve 2030 yılında tamamlanması planlanıyor.
Meksikalı mimar Frida Escobedo tarafından tasarlanan bu beş katlı, yaklaşık 11.700 metrekarelik yeni kanat, müzenin tarihinde bir ilke imza atıyor: Escobedo, müze için bir kanat tasarlayan ilk kadın mimar unvanını taşıyor. Bu durum, törende yapılan konuşmalarda sıkça vurgulanan önemli bir detaydı. Proje için şimdiden 670 milyon dolar toplandığı belirtiliyor; bu meblağ, hem inşaat maliyetlerini hem de kanadın operasyonel giderlerini karşılamak üzere ayrıldı. Kanat, uzun süredir müzenin mütevelli heyetinde yer alan finansör Oscar Tang ile arkeolog ve sanat tarihçisi eşi Agnes Hsu-Tang’ın adını taşıyor. Çiftin projeye yaptığı 125 milyon dolarlık bağış, müze tarihindeki en büyük nakit bağış olarak kayıtlara geçti.
Müzenin Carroll ve Milton Petrie Avrupa Heykel Avlusu’nda verilen kahvaltılı resepsiyonun ardından, Met çalışanları ve yönetim kurulu üyeleri, Escobedo ve mimar ekibiyle birlikte yerel politikacılar ve komşuların katılımıyla inşaatın resmi başlangıcını kutladı. Müzenin CEO’su ve direktörü Max Hollein, açılış konuşmasında bu gelişmeyi “Metropolitan Sanat Müzesi tarihinin bir sonraki büyük bölümünün başlangıcı” olarak nitelendirdi.
Hollein, Tang Kanadı’nın sadece ek bir galeri alanı olmanın ötesinde bir anlam taşıdığını belirtti. “Bu, koleksiyonlarımızdaki diğer her şeyle diyalog içinde, zamanımızın sanatını görmenin yeni bir yolu” ifadelerini kullanan Hollein, müzenin büyük bir dönüşüm sürecinde olduğunu ve Tang Kanadı’nın bu dönüşümün en iddialı ifadesi olduğunu vurguladı. Escobedo’nun tasarımının, müzeyi çevresiyle – özellikle Central Park ve Upper East Side ile – daha iyi bir şekilde bağlama amacı taşıdığını da ekledi. Hollein, “Met, ilk kez parka, komşularına açılacak” diyerek, kanadın etrafındaki yeniden tasarlanmış peyzajın “daha açık, akıcı ve parka daha erişilebilir” olacağını dile getirdi.
Oscar Tang da törende bir konuşma yaparak, göçmen olarak eşiyle birlikte Met’in tarihinin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade etti. New York Şehir Denetçisi Mark Levine, Manhattan Bölge Başkanı Brad Hoylman-Sigal, New York Eyalet Senatörü José M. Serrano ve diğer yerel ve eyalet politikacıları da törene katılarak konuşmalar yaptı. Birçok seçilmiş yetkili, Met’teki kendi deneyimlerinden bahsederek, yeni kanadın müzeyi çevresiyle daha iyi bütünleştireceği yönündeki Hollein’in görüşlerini destekledi. Şehir parkları komiseri Tricia Shimamura, “Sürekli değişim ve dönüşüm, komşularınızın zararına olmak zorunda değil” dedi. Şehir konseyi sözcüsü Julie Menin ise Tang ailesinin şehirdeki sanata olan bağlılığını övdü ve “Tanglar, şehirdeki hayırseverliği yeniden tanımladılar” yorumunda bulundu. Tang ailesinin yakın zamanda New York Filarmoni için 40 milyon dolar ve New York Tarih Derneği’nin yeni demokrasi kanadı için 20 milyon dolar bağışladığı da belirtildi.
Mimar Frida Escobedo, kendi adını taşıyan mimarlık firmasında projede çalışan meslektaşlarını kürsüye davet ederek onlara teşekkür etti. Tang Kanadı’nı “stüdyomuzun şimdiye kadar üstlendiği en iddialı proje” olarak tanımlayan Escobedo, müzenin çevresiyle olan ilişkisinin önemini vurguladı. “Tang Kanadı, koleksiyonların kesişim noktasında yer alıyor, yeni bağlantılar yaratıyor ve Central Park ile New York şehrine doğru uzanıyor” dedi. Escobedo, The Art Newspaper’a yaptığı açıklamada, ekibiyle karşılaştıkları birçok tasarım zorluğunun kendilerine “çok sayıda fırsat sunduğunu” belirtti. Bu zorlukların, “hem samimi hem de büyük galerilerle dış mekana bağlanan farklı ölçekler ve mekanlar sağladığını” ifade etti. Şehir konseyi üyesi Gale Brewer’ın konuşmasında belirttiği gibi, kanadın dev pencereleri “kuş dostu” olacak ve çarpışmaları önlemek için özel olarak temperlenecek.
Etkinlik, Swinomish/Iñupiaq şarkıcı-söz yazarı Black Belt Eagle Scout’ın kısa bir performansıyla sona erdi. Canlı gitar döngüsü eşliğindeki meditatif şarkısı, aidiyet fikirlerini uygun bir şekilde işledi. Bu yeni kanat, sadece Metropolitan Müzesi’nin fiziksel bir genişlemesi değil, aynı zamanda New York’un kültürel dokusuna ve sanat dünyasına yeni bir soluk getirecek iddialı bir vizyonun somutlaşmış hali olarak öne çıkıyor.
Bu haber The Art Newspaper kaynağındaki bilgilere dayanılarak derlenmiştir. Kaynak: The Art Newspaper.






